Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nin 51. Genel Kurulu’nda Türkiye’de devam eden yargı süreçlerine ilişkin AİHM nezdinde müdahil olma talebi gündeme getirildi.
Türkiye Ulusal Heyeti ve Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, genel kurulda yaptığı konuşma ve oylama sonrası yaptığı açıklamalarla Türkiye’nin haklı argümanlarını savunarak konseyin çifte standartlı tutumunu gözler önüne serdi.
BÜYÜKAKIN, 7 YIL BOYUNCA BIZZAT GÖZLEMLEDİ
Genel Kurul’da üyelere hitap eden Başkan Büyükakın, hukukun üstünlüğü ve yargı bağımsızlığına saygının herkes için geçerli olması gerektiğini hatırlattı.
Büyükakın, 7 yıllık kongre üyeliği süresince gündeme gelen tekliflere yaklaşımını yakından izlediğini ifade etti.
“TARİHİNDE GÖRÜLMEMİŞ, SIRA DIŞI, ACELECİ BİR ADIM”
Büyükakın, şu hukuki gerekçelerle teklife itiraz etti:
“Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi, bugüne dek hiçbir AİHM davasına müdahil olma başvurusunda bulunmamıştır.
Bu durumun son derece sıra dışı olduğuna herkesin dikkatini çekmek istiyorum. Hala Türkiye’de iç hukuk yolları tüketilmemiştir ve davaya konu olan yargılama süreci tamamlanmamıştır.
Ayrıca AİHM henüz davayı kabul etmemiştir; tarafları dinlemeye devam etmektedir.
Bu aşamada yapılan müdahil olma talebi, AİHM üzerinde hem davayı kabul etme hem de hak ihlali kararı verme baskısı oluşturacaktır. Bu durum tarafsızlık ilkesine aykırıdır ve hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmamaktadır.”
“TÜRKİYE’YE KARŞI ALINAN KARAR, ORANTISIZ VE ACELECİDİR”
Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın ülkelerin kendi yasal ve anayasal düzenlemelerine atıfta bulunduğunu hatırlatan Büyükakın, görevden alınan belediye başkanlarıyla ilgili devam eden bir yargı sürecinin bulunduğunu vurguladı.
Büyükakın ayrıca, “Her şeyden önemlisi, Avrupa Konseyi üyeleri arasında AİHM kararlarını uygulama oranı en yüksek ülke Türkiye’dir. Kurucu bir üye olan Türkiye’ye karşı alınan bu karar açıkça orantısız ve acelecidir.” ifadelerini kullandı.

BÜYÜKAKIN, TÜRKİYE’NİN TAVRINI ORTAYA KOYDU
Genel Kurul’daki oylamanın ardından konuyla ilgili kapsamlı bir değerlendirme yapan Başkan Büyükakın, Türkiye ile ilgili toplantılarda gözlemlenen önyargılı ve çifte standartçı tutumun bir kez daha üzüntüyle fark edildiğini belirtti.
Büyükakın, YBYK Genel Kurulu’nun Türkiye’yi Avrupalı müttefiklere şikayet etmeyi alışkanlık haline getirmiş muhalefet mensuplarının argümanlarıyla hareket ettiğini ifade etti.
“DOSTLUK İLİŞKİLERİNE ZARAR VEREN BİR ADIMDIR”
Büyükakın, Türkiye’nin tavrını şu sözlerle ortaya koydu:
“Bağımsız Türk yargısının süreçlerini muhalefet mensuplarının bakış açısıyla değerlendiren bu tutum kabul edilemez; önyargılıdır ve çifte standart içermektedir.
Henüz iç hukuk yolları tamamlanmamış bir davaya bu denli erken müdahil olmak Türkiye’ye karşı büyük bir haksızlıktır.
Bu yaklaşım, konseyin kurucusu olan Türkiye ile Avrupa arasında diyaloğa dayalı sağlıklı ilişkilerin yürütülmesine ciddi zarar verecektir.
Avrupa Özerklik Şartı’nın ötesine geçen bu tarafgir girişim; bağımsız Türkiye’ye yönelik siyasal bir değerlendirme olup Avrupa değerlerinden uzaklaşmanın yanı sıra kalıcı dostluk ilişkilerine zarar verici bir adım olarak nitelendirilmektedir ve esefle kınıyoruz.”